Erdoğan Suriye'de 95 km uzunluğunda, 40 km genişliğinde bir güvenli bölge oluşturulmalı

G20 zirvesi için Çin'de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan basın toplantısı düzenliyor.

Erdoğan Suriye'de 95 km uzunluğunda, 40 km genişliğinde bir güvenli bölge oluşturulmalı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye operasyonuyla ilgili, “Tüm liderlere Suriye’de bir güvenli bölge oluşturulmasını, 95 km uzunluğunda 40 km güneyden kuzeye bir bölge oluşturmak üzere burada mülteci sorununu çözebiliriz diye ısrarla söyledik” ifadesini kullandı.

Mülteci sorununa ilişkin olarak, “Batı ülkelerinin sığınmacı konusunda takındığı güvenlikçi ve ırkçı tavır da utanç vericidir. Şu anda Suriye’de öldürülenlerin sayısı 600 bini geçmiştir” diyen Erdoğan’ın G20 Zirvesi için gittiği Çin’deki basın toplantısından satır başları şöyle:

“Toplantı boyunca her fırsatta gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeleri de gözeten bir kalkınma anlayışı ile hareket etmeleri gerektiğinin altını çizdik. Zirvede G20 liderleri olarak sürdürülebilir kalkınma için 2030 gündemine ilişkin bir eylem planını kabul ettik.

Bu çalışmaya G20’inn öncülük etmesini önemli buluyoruz. Üzerinde durduğumuz bir diğer husus küresel ticaretteki büyümenin güçlendirilmesidir. Bu anlayışla tüm ülkelerin birlikte hareket ederek küresel ticaretteki durgunluğu aşmanın çarelerini aramalarında büyük önem görüyoruz.

Mülteci sorunu konusunda maalesef iyi bir sınav verilemedi, hala da verilemiyor. Topraklarında 3 milyon Suriyeli ve Iraklı’yı barındıran bir ülke olarak Türkiye konunun muhataplarından biridir. Bizim şu ana kadar yaptığımız harcama 12 milyar doların üzerindedir. STK’ların yaptıkları harcamaları da göz önüne aldığımızda 25 milyar doları aşmaktadır.

‘GÜVENLİ BÖLGE KONUSUNDA SOMUT ADIM’

95 km uzunluğunda 40 km kuzeyden güneye olmak üzere bir güvenli bölge oluşturarak mültecileri burada iskan edebiliriz diye ısrarla söyledik. Şimdi bu zirvede de bu konuyu açtık. Sadece o güvenli bölgede değil Türkiye’de değişik vilayetlerde bulunan mültecilerin iskanıyla ilgili çalışmaları yapmak üzere de çalışmalarımız devam ediyor. Prensipte kimsenin karşı çıkmadığı bu konuyla ilgili hayata geçirilmesi hususunda kimse somut bir adım atmamıştır.

Batı ülkelerinin bilhassa sığınmacı sorununda takındıkları güvenlikçi hatta ırkçı tavır insanlık adına utanç vericidir. Suriye’de öldürülenlerin sayısı 600 bini aşmıştır. Hala katil Esed’in görevinde kalmasını savunmak insanlık adına utanç vericidir. Önümüzdeki dönemde bu sorununu külfet paylaşımı ve insani duyarlılıklar çerçevesinde çözümü için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak yardım gelmese de bu insanlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz. Bölgedeki krizler çözülmeden mülteci meselesinin de kalıcı şekilde geride kalması mümkün değildir.

‘DEMOKRASİ TARİHİNDE YENİ BİR SAYFA’

Ben milletimle gurur duyuyorum. 4-5 günlük bir tatil için ülkemin bir bölgesindeyken bu darbe girişiminden haberdar olduğumda cep telefonundan 4 ayrı kanal vasıtasıyla halkıma seslendim. Kendilerini meydanlara çağırdım. 81 ilden halkımız meydanlara, havalimanlarına yürüdü. Ben havalimanına indiğim anda sadece orada onbinlerce insan orada, apronda bekliyordu. Onlar tanklardan, F 16’lardan korkmuyordu. Tankların altına kendini atan gençler vardı. Bu bir demokrasi mücadelesiydi. Milletimiz bu darbe girişimini püskürtmek suretiyle ülkemiz dünya demokrasi tarihinde yeni sayfalar açacak şekilde bir süreç başlattı.

Bu terör girişimi terör örgütlerinin cüretlerini ne kadar arttırabileceklerinin en açık örneğidir. FETÖ denen terör örgütünün küresel bir şebeke olduğu unutulmamalıdır. Dini ve ticari ilişkileri istismar ederek kendine alan açan bu örgüte karşı tüm dünyayı duyarlı olmaya çağırıyorum. Bu örgütün hangi ülkenin başına bela olacağı belli değildir. Türkiye’nin başına gelen yarın başka bir ülkenin başına gelebilir.

Teröristin iyisi kötüsü olmaz. Teröristlerin hepsi lanetli, kötüdür. Bugün Türkiye’yi yakan ateşin yarın bize karşı mücadele eden terör örgütlerinin arkasında durma gayretinde olanlara bulaşması kaçınılmazdır. Ne pahasına olursa olsun terörizmle mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmeye kararlıyız. Türkiye’nin Cerablus operasyonu bu kararlılığının göstergesidir. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL sadece FETÖ yapılanması ile etkili bir şekilde mücadele etme ve yeniden yapılanma çalışmalarını sürdürmeye yöneliktir.

Dünyanın bir tarafında açlık, sefalet, terör, baskı, şiddet kol gezerken diğer tarafının huzur ve refah içinde hayat sürmesi düşünülemez. Nimetlerin büyük bölümünü kendi ülkelerinde toplayanların sıra külfet paylaşımına geldiğinde kaçması kabul edilemez. Çinli dostlarımızla terörle mücadele başta olmak üzere küresel sorunlara karşı ortak inisiyatif geliştirmek hususunda ortak anlayışta olduğumuzu teyit ettik. Enerji alanında yeni işbirliklerinin alt yapısını oluşturuyoruz. Üçü enerji biri tarım alanında olmak üzere sayın başkanla birlikte refakat ettik.
DUVAR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.