SÛR bizim yuvamız!

Yoğun saldırılar ardından Sûr’a geri dönen kadınlar, bir daha asla Sûr’dan çıkmayacaklarını ve devletin ne parasını ne de evini istemediklerini söyleyerek “Sûr’u yeniden kendi ellerimizle inşaa edeceğiz dedi.

SÛR bizim yuvamız!

Abluka ve baskılara rağmen Sûr’a ve kendilerine huzur veren sokaklarına geri dönen kadınlar, yaşam alanlarını bir daha terk etmemekte kararlı. Sûr’u yeniden inşa edeceklerini belirten kadınlar, “AKP’nin hayaliydi Sûr’u ele geçirmek. Sûr’u asla onlara bırakmayacağız. Evlerimizi ve mahallemizi terk etmeyeceğiz. Sûr’u eskisi gibi yapacağız” dedi. 

Devlet güçlerinin tank ve topuyla aylarca süren kuşatmasına karşı destansı bir direniş gösteren Amed’in (Diyarbakır) Sûr (Sûr) ilçesinde devam eden abluka, kısmi yasak ve baskılara rağmen yaşam kadınların öncülüğünde yeniden inşaa ediliyor. Melik Ahmet Anzele Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, Sûr’daki yasak ve artan baskıları anlattı. 

Pasûr (Kulp) ilçesinin Zeyrek köyünden 90’lı yıllardaki devlet baskısı ve koruculuk sistemi dayatması nedeniyle Sûr’a göç etmek zorunda kalan Nefise Sevilmiş (46), 23 yıldır ikamet ettiği yaşam alanlarına yönelik devletin bütün gücü ile savaş açtığını söyledi. Devletin saldırıları nedeniyle bu kez Bağlar’a yerleşmek zorunda kalan Sevilmiş, halka savaş açan devletten hiçbir beklentilerinin olmadığını belirtti. 

Bir adım geri atmayacağız

Devletin Sûr’da yaşam alanları ile birlikte halkların binlerce yıllık kültürünü de yok etmeye çalıştığını dile getiren Sevilmiş, “Halkı perişan etmek istediler. Ancak onların istediği gibi olmadı. Kadınlar Sûr’u yeniden inşaa edecek. Ve eskisi gibi olacak. AKP Sûr’un tamamını yıkıp TOKİ yapmak istiyor. Biz onun evini de parasını da istemiyoruz. Bizim memleketimiz bize lazımdır. İnsanın mahallesi namusudur. Öldüreceklerse de Sûr’da öldürsünler artık tek bir adım geri atmayacağız” dedi. 

Devleti istemiyoruz!

Kısmi yasaktan sonra döndükleri mahallelerinde bulunan sağlık ocaklarının karargaha dönüştürüldüğünü gördüklerini ifade eden Sevilmiş, şunları aktardı: “Çocuklarımızı sağlık ocaklarına götüremiyoruz. Çocuklarımız gece yarısına kadar dışarı da oynuyorlardı. Ama şimdi polisler, çocuklarımızı dışarıda gördüklerinde dövüyorlar. Polisler çocuklara ‘dışarı çıkarsanız sizinle de hesaplaşırız’ şeklinde tehdit ediyorlar. Devlettin zulmü Kürt halkı üzerinde hiç bitmedi, bu yasaklar ile kat be kat arttı. Devleti istemiyoruz artık. Kendi mahallemizde özgürce yaşamak istiyoruz” dedi.

Sûr dışında huzur bulamadık

23 yıldır Sûr’da ikamet eden Ayşen Sevilmiş (45) de, devletin tank ve toplarıyla topyekûn bir savaş başlattığını vurgulayarak, yasak döneminde çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu ve geceleri hiç uyuyamadığını anımsattı. Saldırıların yoğunlaşması ile birlikte Bağcılar Mahallesi’ne yerleşmek zorunda kaldıklarını kaydeden Sevilmiş, orada sadece 3 ay kalabildiklerini aktardı. Sevilmiş, gittikleri yerlerde Sûr’daki huzuru bulamadıklarını sözlerine ekledi. 

Onlara bırakmayacağız

AKP’nin Sûr’u boşaltarak kendi çetelerini yerleştirdiğinin altını çizen Sevilmiş, akşam karanlığı çöktüğünde dışarı çıkamadıklarını ve çocuklarına silah çekilerek tehdit edildiklerini söyledi. Sûr’u devlet güçlerine bırakmamak için geri döndüklerini kaydeden Sevilmiş, baskılara rağmen eski yaşamlarını tekrar örmeye çalıştıklarını aktardı. 

“Devlet Sûr’u ele geçirmek istedi. Çünkü Sûr Amed’in kalbidir” diyen Sevilmiş, “AKP’nin hayaliydi Sûr’u ele geçirmek. Sûr’u asla onlara bırakmayacağız. Evlerimizi ve mahallemizi terk etmeyeceğiz. Sûr’u eskisi gibi yapacağız” diye belirtti. 

Sûr’da 15 yıldır ikamet eden Şenay Toprak (36) ise, devletin saldırıları sonucu Sûr’dan göç etmek zorunda kaldıklarını yineleyerek, “Gittiğimiz yerlerde çocuklarımız hep hastalandı. Çocuklarımız sürekli ‘Sûr’a dönmek istiyoruz’ diyerek ağlıyorlardı. Buraya döndük bu kez yine devlet baskısı ile karşı karşıyayız” dedi.

Yeni bir Sûr istemiyoruz!

Dört bir tarafı abluka altına alınan Sûr’da huzurlarının kalmadığını dile getiren Toprak, şöyle devam etti: “Kimse akşam dışarı çıkamıyor. Devlet Sûr halkının göç etmesini istiyor. Devletin inşa etmek istediği Sûr’u da biz istemiyoruz. Burada komşuluk ilişkilerimiz kültürümüzü çok güçlü yaşıyoruz. Evet, baskılar var. Hatta bu baskılara rağmen Sûr’dan göç edenler yeniden geri dönüyor.” 

yeni ozgur politika

Anahtar Kelimeler:
sÛr bizim yuvamız
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.