Tek çare Kürt`ler

Sessizlik uzun sürmeyecek, düğümü Bab çözecek

Tek çare Kürt`ler
Kuzey Suriye'de sivillerin yaşamını tehdit eden Türkiye'nin işgal saldırıları uluslararası güçlerin kısa sürede onayını alsa da bu desteğin uzun sürmeyeceği kaydediliyor. Olası Rakka ve Musul operasyonunda en çok ihtiyaç duyulan Demokratik Suriye Güçleri de, yönünü Bab'a vererek, Efrîn'e "özgürlük koridoru" açmayı hedefliyor. 

Uluslararası Koalisyonu'nun "Sacur suyunun kuzeyi" diye uzlaştığı TSK'nin Cerablus'a "Fırat Kalkanı" operasyonu, Kuzey Suriye Federasyonu halklarını hedef almaya devam ediyor. Sacur suyunun kuzeyinde Cerablus Askeri Meclisi'nin denetiminde bulunan Bir El Kûsa, Yusif Beg, El Amerna, Dendenîyê ve daha birçok köye uçak, tank, obüs bombardımanı ile saldıran TSK, şimdiye kadar Türkmen, Arap ve Kürt onlarca sivili öldürdü. Bunun üzerine Cerabluslulardan oluşan Askeri Meclis, sivillerin zarar görmemesi için güçlerini Sacur suyunun güneyine çekti. Böylelikle 10 kilometre derinlikte Cerablus-Ezaz arası 110 kilometrelik sınır hattını denetimine almak isteyen TSK, El Nusra öncülüklü çeteler ile Ezaz'a doğru ilerlemeye başladı. Ancak Ezaz El Rai (Çobanbey) arasında gücü ellerinde bulunduran Ortadoğu kökenli DAİŞ çeteleri, Cerablus'ta ellerindeki gücü Türkiye'ye sunan Kafkas ve Avrupa kökenli çeteler kadar kolay lokma olmayacaklarının görüntüsünü veriyor.

Türkiye'ye sessizlik kısa vadelik!

TSK'nin elindeki hava ve kara tekniği ile ilerlediği hattaki gelişmelerin, koalisyon, Rusya, Baas, İran ve diğer güçler tarafından da onay aldığı görülüyor. Kısa süreliğine operasyona onay veren bu güçlerin hiçbirisinin uzun vadede, TSK işgaline sesiz kalmayacağı varsayılıyor. Baas ve müttefikleri, Şam, İdlip, Halep çevresinden arındırmak istediği çete gruplarının Şehba sınır hattına taşınmasını kısa vadede çıkarına hesaplasa da uzun süreli işgali varlığına tehdit olarak görüyor. 

Rakka ve Musul operasyonu 

Öte taraftan ABD'nin başını çektiği koalisyon güçleri, kullanmak istedikleri Türkiye'nin harekatına kısa vadede ses çıkarmasalar da uzun vadede sürekli ittifakları olan Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile çatışma tehlikesinde bulunacak bir başka gücün varlığına müsaade etmesi zor görünüyor. Çünkü halen koalisyonun önünde bir Rakka ve Musul operasyonu var ki, bu operasyonlarda koşulsuz QSD'ye ihtiyaç duyuyor. 

Sıra Bab'da: Özgürlük koridoru

Bu sebeplerle bölgesel güçlerin önemli bir bölümünü bünyesinde toplayan QSD'nin, sınır hattındaki gelişmelerden dönemsel olarak kendisini uzak tutup Bab'a yönelmesi gündeme gelebilir. Kuzeyde TSK'nin QSD'yi zorlayan harekatına onay veren koalisyon güçlerinin de bu Bab hamlesine aktif destek vermesi bekleniyor. Koalisyon güçleri, bu desteği, Rakka operasyonunu tehlikeye sokmamak için gerekli görüyor. Bab'ı özgürleştirilmesiyle Efrîn güçlerinin de desteği ile sınır hattının dibine bir "özgürlük koridoru" oluşturulabilir. Bu özgürlük koridorunun da, Türkiye'nin Cerablus harekatını boşa çıkaracağına ve Cerablus-Ezaz hattını anlamsızlaştıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye buralarda büyüttüğü çetelerden faydalanamayacağı gibi, çete gruplarının kontrolünden çıkması ve Türkiye'ye zarar vermeleri gündeme gelebilir. 

Ortadoğu'da çöküş 

Türkiye önceki Osmanlı hayalleri kurup Suriye ve Ortadoğu'ya yönelik oluşturduğu "Stratejik derinlik"te nasıl boğulduysa, af edilmeyecek uzlaşmazlıkları bulunan Suriye, Rusya ve İran'a dayandırarak oluşturduğu yeni politikasında bu sefer tükenişi yaşaması kaçınılmaz olabilir. Çünkü, sarıldığı Esad, Türkiye'nin kendisine karşı beslediği çeteleri, Rusya düşürülen uçağını, İran Sünniliği esas alan anti-Şii politikasını unutmadı! Öte taraftan sürekli darbeyi destekledikleri iddiası ile suçladığı ve mülteci politikasıyla zorladığı ABD'nin öncülük ettiği koalisyon güçleri de, ilk fırsatta AKP'yi Ortadoğu cehenneminde boğacağı vurgulanıyor. 

Tek çare Kürtler

Tüm bunların yanında Türkiye'nin Kasımpaşa kabadayılığı ile işgal çerçevesini genişletme ve QSD güçlerine saldırmasının ise çöküşü daha da hızlandıracağı belirtiliyor. Tüm bu nedenlerden dolayı Türkiye'nin önünde artık yürüyebileceği tek yol kalıyor: "Politikasının temeline koyduğu anti-Kürt politikasından vazgeçmek ve kendi içinde Kürt sorununu barışçıl, demokratik esaslarıyla çözerek, demokratik Kuzey Suriye güçlerini temel ittifak yapmak." 
 
Anahtar Kelimeler:
tek çare kürt ler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.