Kürt düşmanlığı nelere kadir: Türkiye Esad'ın 'kara gücü' oldu

Astana görüşmeleri sonucu son iki yılında İdlib'e toplanan silahlı grupları temizleme ihalesi Rusya, İran ve Suriye tarafından Türkiye'ye verildi. Kürt düşmanlığıyla her yola başvuran Erdoğan, Efrîn'i kuşatmak için daha önce "katil" dediği Esad'ın taşeronu oldu.

Kürt düşmanlığı nelere kadir: Türkiye Esad'ın 'kara gücü' oldu

Rusya, İran ve Türkiye arasında Suriye krizinin "çözümü" için Kazakistan'ın başkenti Astana'da yapılan görüşmeler neticesinde Türk devleti tarafından Suriye'ye sokulan ve desteklenen El Kaide bağlantılı çetelerin ülkeden çıkarılması ihalesi Türkiye'ye verildi.

Astana'da görüşmeleri sonucu Dera ve Kuneytra, Rastan ve Talbise ile Doğu Guta'da üzerinde anlaşmaya varılan "çatışmasızlık bölgeleri"ne Suriye'nin kuzeybatısında bulunan İdlib eyaleti de dahil edildi.

Dışarıda Rusya, içeride Türkiye

Türk Recep Tayyip Erdoğan, Reuters'a verdiği demeçte "Rusya İdlib'in dışında, Türkiye de İdlib'in içinde güvenliği koruyacak" dedi. Geçtiğimiz günlerde Afyon'da konuşan Erdoğan, operasyonun Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altındaki gruplar tarafından yürütüldüğü ve Türk ordusunun daha İdlib'e girmediğini söyledi.

Sınırda toplantı

Bu arada Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Güler ile Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz dün Hatay'a giderek buradaki askeri birliklerde incelemelerde bulundu. Ayrıca toplantıya MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da katıldığı belirtildi.

Rusya-İran Türkiye görüşmeleri

İdlib'e yönelik operasyon öncesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Türkiye'yi ziyaret etmişti. Putin'in ziyaretinden hemen önce Erdoğan da Tahran'a giderek İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve dini ve siyasi otorite Ayetullah Hamaney ile görüşmüştü.

Türkiye verien görev

Astana anlaşmasına göre Rusya, İran ve Türkiye'den 3 garantör ülke İdlib'e 500'er kişilik askeri güç gönderecek ve rejim ile muhaliflerin çatışmasını engelleyecekti. Ancak Erdoğan'ın Tahran ziyareti dönüşünde, "Çatışmasızlık bölgesinin sınırları konusunda, içeride ve dışarıda, görev paylaşımı yapıldı. Dışarıyı Rusya, içeriyi Türkiye güvence altına alacak. TSK, İdlib sınırları içinde, Rusya Silahlı Kuvvetleri sınırların dışında görev yapacak" demesi dikkat çekmişti.

İdlib'te kimler var?

28 Mart 2015 tarihinde Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'nin desteklediği El Nusra Cephesi, Ehrar El Şam, İslam Ordusu, Feylaq El Şam gibi birçok grubunun bir araya gelerek oluşturduğu "Fetih Ordusu" kenti ele geçirmişti.

Sonraları ismini Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştiren El Nusra ile Türkiye destekli Ehrar El Şam arasındaki gerilim tırmandı. Astana süreçleri ve El Nusra'nın Heyet Tehril El Şam ismiyle bir çatı örgüt kurması sürecinde gerilim çatışmaya evrildi. İdlib mevcut durumda El Nusra ve beraberindeki gruplar ile Ehrar El Şam ve beraberindeki gruplar arasında ikiye bölünmüş durumda.

Suriye'nin Halep, Guta, Deraya ve Şem kırsalı gibi birçok bölgesindeki silahlı gruplar daha önce yapılan anlaşmalar dahilinde "yeşil otobüslere" bindirilerek İdlib'e taşınmıştı. Yani Türkiye üzerinden Suriye'ye sokulan çete gruplarının büyük çoğunluğu bu yolla Türkiye sınırındaki İdlib'e nakledilmişti.

Rusya-İran-Suriye'nin amacı

İdlib'in "çatışmasızlık bölgeleri"ne dahil edilmesiyle Rusya ve İran, daha önce Halep'te olduğu gibi kenti Türkiye eliyle silahlı gruplardan temizlemeyi hedefliyor. Başka bir deyişle söz konusu grupların temizlenmesi ihalesi Türkiye'ye verilerek, "bu cihatçıları nasıl getirdiysen öyle de temizle" deniliyor.

Türkiye'nin hedefi

Ancak Türkiye'nin asıl hedefi Efrîn'i güneyden de kuşatmak ve uluslararası dengeler oluşturuğunda saldırı için düğmeye basmak olduğu Türk yetkililer tarafından da saklanmıyor.

Türkiye'nin diğer bir hedefi de "Fırat Kalkanı" isimli işgal harekatında olduğunu ele geçirdiği topraklara yeni topraklar elde etmek. Bu durumu 1930'lu yıllarda Hatay'ın Türkiye'ye dahil edilmesinin yeni versiyonu olarak gören sinyaller de mevcut.

Ancak bu olmasa bile "Fırat Kalkanı" girdiği yerlerden çıkarılmasının önüne geçmek istiyor. Çünkü Suriye'de sular durulduğunda Türkiye'nin buradan çıkarılması istenecek.

Direniş olur mu?

25 bini aşkın üyesi bulunduğu ileri sürülen Heyet Tehrir El Şam'ın direnmesi durumunda Türk ordusunu zor günlerin bekliyor. Nitekim El Nusra'nın direnme ihtimali Erdoğan'a sorulunca "Boksta yumruklar sayılmaz" yanıtını verdi.

Ancak Cerablus'ta "DAİŞ'lilerin sakallarını kesmesi" gibi İdlib'de de "El Nusra'nın (Heyet Tehril El Şam) üniforma değiştirerek, Ehrar El Şam'a dönüşmesi" söz konusu olabilir. Ancak Ehrar El Şam'ın da Rusya, İran ve Suriye tarafından kabul görmemesi durumu karmaşıklaştırıyor.

ABD plana dahil mi?

İdlib operasyonuna ilişkin açıklama yapan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Ortadoğu Masası Sözcüsü Eric Pahon, "NATO müttefikimiz Türkiye’nin sınırlarını koruması ve terörle mücadelesi ve terör örgütlerinin güvenli bölgeler oluşturmalarını engelleme çabalarını destekliyoruz" dedi, ancak ABD’nin şu aşamada İdlib’deki operasyona katılmadığını kaydetti.

RojNews

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.