Nilüfer Koç: Efrîn direnişi, Kürtlerin dost ve düşmanlarını netleştirdi

Nilüfer Koç: Efrîn direnişi, Kürtlerin dost ve düşmanlarını netleştirdi

Kürtlerin direnişinin hem ulusal hem küresel çapta büyük bir destek gördüğünü belirten Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Nilüfer Koç, “Efrîn direnişini sahiplenme ve başarısı için mücadele etme daha farklı sonuçlar yaratacaktır. Bu gerçeği de bilerek, Efrîn konusunda daha hamleci olmamız elzemdir” dedi. Koç, Efrîn’e işgal saldırılarının Kürtlerin dost ve düşmanlarını bir kez daha ortaya çıkardığını söyledi.

Türk devletinin Suriye krizinin başladığı günden bu yana en güvenli bölgesi olarak gösterilen Efrîn’e yönelik başlattığı işgal girişimi ve sivil katliamlara göz yuman uluslararası güçler Demokratik Suriye Güçleri’nin ‘Çağın Direnişi’ olarak adlandırılan karşı koyuşunun ardından tüm dünyanın gündemine oturmaya başladı.  4 parça Kürdistan ve özellikle Avpura’da yaşayan Kürtler, günlerdir sokakta direnişi sahipleniyor. Tam da böylesi bir süreçte Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde ‘Ulusal Birlik Çalıştayı’ düzenleniyor. Kürt Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Nilüfer Koç, çalıştay öncesi Efrîn direnişine ilişkin sorularımızı yanıtladı.

*Türk devletinin işgaline karşı Efrîn’in direnişi 7’inci gününe girdi. Siz gelişen direnişi ve Efrîn’i savunmanın önemini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Efrîn, sadece ulusal bir mesele olarak ele alınamaz. Çünkü Efrîn’i sahiplenmek, Kürtlerin meselesi olmaktan çıkmıştır. Tabi ki Efrîn’i savunmak öncelikle her Kürdün yurtseverlik ve vatanseverlik görevidir. Ancak TC’nin saldırısıyla birlikte son günlerde Kürtler kadar dünyanın çeşitli ülkelerinde de Efrîn’i bir sahiplenme gelişti. Efrîn ulusal ve küresel sahiplenmenin çok iç içe geçtiği bir aşamadır. Dolaysıyla ulusal bir konu olarak ele almak dev gibi gelişen küresel dayanışmayı görmemeyi beraberinde getireceği için küresel ve ulusallığın içiçeliğinden çıkan sonuç üzerinden ele almayı daha uygun görüyorum.

‘Efrîn’i bilmeyenler bile kazanmasını istiyor’

Bu gerçeklik en son söylemem gerekeni en başta söylememi zorunlu hale getirmektedir. Ulusal kurtuluş mücadelemiz artık bizim sınırlarımızı aşmıştır. Efrîn direnişi bunu yalın bir şekilde ortaya koydu. Dünyada barış ve demokrasi isteyenler, Kürtlerin bu savaşı kazanmasını istiyor. Efrîn somutunda da yerel ve küreselliğin birbirini doğrudan etkilediği bir dönemdeyiz. Şimdiye kadar yerelde kazandığımız zaferlerimiz küresel düzeyde insanlara umut ve güç kazandırmıştır. Her ulusal/yerel zaferimizin bizi küresel kazanımlara götürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu da bizim dar ulusal pencereden çıkmamızı zorunlu kılıyor. Hiç şüphesiz burada yansıyan boyutuyla belirleyen yerel veya ulusal düzey oluyor. Buna göre kendimizi ele almamız gerekir. Bizimle dayanışma halinde olanlar onlara karşı sorumluluklarımızın olduğunu hatırlatıyorlar.

Dünya çapında gelişen tepkilere baktığımızda sadece Kürtler değil, Efrîn’in nerede olduğunu bilmeyenler bile Efrîn’in kazanmasını istiyorlar.

‘Dünya genelinde Kürt direnişine artan sempati var’

*7 gündür süren Efrîn direnişi uluslararası alanda nasıl bir etki yarattı? 

Tabloyu şöyle özetleyebiliriz; Kürtler iyi, Türk devleti ve DAİŞ kötü. Bu tablo oldukça dikkat çekicidir. Kürt halkına ve mücadelesine dünya genelinde gittikçe artan bir sempati söz konusu. Kobanê ve 7 yıldır devam eden Rojava devrimi, yine 40’ıncı yılına giren Kürt halkının özgürlük mücadelesi böyle bir sonucu yarattı. Türkiye’nin işgal saldırılarına sessiz kalarak destek veren birçok ülkede toplum, rahatsız. Kendi devletlerini Kürtlere ihanet etmekle suçluyorlar. Bu tepkiler başta ABD olmak üzere birçok ülkede sivil toplum kuruluşları ve tanınmış şahsiyetler üzerinden gelişti. Oluşan bu tepkiler egemen siyaset üzerinde de basınç oluşturmaktadır. Bunun en bariz örneği Almanya’nın Türkiye’ye Leopard tank modernizasyonunu durdurma kararıdır. Kamuoyu “Kürtler Alman silahlarıyla öldürülüyor” tepkisi gösterdikten sonra Almanya böyle bir kararı almak zorunda kaldı. Alman kamuoyu kendi hükümetinden ise TC ile ilişkilerini yeniden ele almasını talep etmektedir.

Mücadelemizle küresel çapta bir dayanışma gelişmekte, Kürt halkının özgürlük mücadelesi dostları tarafından da desteklenmektedir. Dolayısıyla Kürtler ulusal birlik kapsamında ortak hareket ederlerse hem kendileri hem de demokrasi ve barışçıl mücadele konusunda Kürtlerin öncülüğüne inanlar büyük kazanacaklardır. Efrîn direnişini sahiplenme ve başarısı için mücadele etme daha farklı sonuçlar yaratacaktır. Bu gerçeği de bilerek, Efrîn konusunda daha hamleci olmamız elzemdir.

‘Türk devletini Kürt dostu görenler kaybeder’

*Efrîn direnişi Kürtler üzerinde nasıl bir etki yarattı? Kürtleri ulusal birlik temelinde buluşturabilecek mi?

Başûr Kürdistan gerçeğine biraz dokunarak sorunuza cevap vermek istiyorum. Başur Kürdistan’da referandum öncesi cepheleşen Kürt siyaseti, referandumdan sonraki süreçte daha da ayrıştı ve cepheleşti. Büyük bir hayal kırıklığı yaşayanlar oldu. Ancak Efrîn direnişiyle birlikte yeniden bir siyasal pozisyon belirlemeye başladıklarını görüyoruz. Referandum sonrası yaşanan krizlerden ve sonuçlardan da ders çıkartarak, birleşme sinyalleri gelmektedir. Bazı güçler Başur Kürdistan’da hala Türkiye’ye muhtaç olduğunu ifade etse de bunların artık ne halk ne de siyaset nezdinde itibarları kalmamıştır. Dolaysıyla TC’den hala medet uman yaklaşım, Kürt siyaseti içerisinde son derece marjinal kalmaktadır. Çünkü artık hem ulusal hem bölgesel ve hem de küresel düzeyde kanıtlanan gerçek, TC’yle dostluk kuranların kaybettiği gerçeğidir. Kürtlerin göstermiş olduğu direnişin yanında yer alanlar ise mutlaka kazanıyor. ABD’de şu an herkesin hükümeti eleştirmesi bu argümana dayalıdır. ABD’de çok sayıda çevre ‘Biz Kürtlerle hareket ettik, kazandık’’ diyorlar. Buna dayanarak ABD’nin TC’yi elde tutuma çabasını ağır eleştirmektedirler. Yani dış dünyada böyle bir gerçek ifade edilirken, TC’yi hala Kürt düşmanı ve işgalci güç olarak görmeyen Kürt yaklaşımı kesinlikle büyük bir gafletin içerisindedir ve kaybeder.

Kürdistan’ın dört parçasında Efrîn direnişini destekleyen önemli bir etkinlik var. Yine yurtdışında yaşayan Kürtler, Efrîn direnişiyle birlikte alanlardaydı. Efrîn direnişini dalga dalga dünyanın birçok ülkesine yaydılar. Bakur Kürdistan’da da AKP-MHP faşist iktidarının baskılarına rağmen Efrîn direnişi sahiplenilmektedir. Türkiyeli demokrat ve barış yanlısı güçler de direnişin yayında olduklarını ifade ettiler. Bakur’un tarihsel bir sorumluluğu bulunmaktadır. Efrîn’e güçlü sahip çıkmak, aynı zamanda Bakur’da da AKP-MHP faşizmini yenilgi uğratmanın fırsatını ve zeminini yaratacaktır. Efrîn Bakur Kürdistan için de direnmektedir. Direnişinin böyle bir anlamı da vardır.  Efrîn kazanırsa, AKP-MHP faşizmi yenilgiye uğrayacak, özgürlük ve demokrasi arzulayanlara özgürlüğü, demokrasiyi armağan edecek. Ezilen tüm kesimler, halklar bu gerçeğe inandıkları için Efrîn demek bile yasak olduğu halde Efrîn demekteler.

‘Efrîn Başur Kürdistan adına da direniyor’

*Efrîn direnişinin devam ettiği bir süreçte Başur Kürdistan’da ulusal birlik çalıştayı gerçekleştiriyorsunuz. Dört parça Kürdistan’da oluşması için çabaladığınız ulusal birliğe nasıl bir katkı sunacaktır, bu çalıştaydan kısaca beklentilerinizi de alabilir miyiz? 

Başur’da gerçekleşen ulusal birlik çalıştayının hazırlıklarına aylar önce başlamıştık. Türk devletinin Efrîn’i işgal saldırısı Başur Kürdistan siyaseti tarafından doğru okunursa, onlara büyük kazandıracaktır. Bu çalıştayda Başur’un da tıpkı Efrîn gibi TC tarafından işgal edildiğini ortaya koyabilirsek, Başur üzerinde artan tehditleri ve TC öncülüğünde gelişen anti Kürt cephesini dağıtmış ve parçalamış oluruz. Türk devleti Başur Kürdistan’da Kürt-Arap çelişki ve çatışması yaratmak için elinden geleni yaptı. Uluslararası siyasetin baskısı sonucu başlayan Bağdat-Hewler görüşmelerini sabote etmek için en son TC dışişleri bakanı apar topar Bağdat’a giderek, Bağdat’ı Kürt düşmanlığına teşvik etmekteki ısrarını ortaya koydu. Bununla birlikte “biz Türkiye ile tekrar dost olmak istiyoruz” diyen Kürt siyasetine, “PKK’ye karşı savaşırsan” tekrar dost olabiliriz şartı koymuştur. Yani Kürdü Kürde kırdırtma şartı!

Başur’da düzenlediğimiz ulusal birlik çalıştayı tüm tarafların görüş, öneri ve siyasal hassasiyetlerini ortaya koyduğu bir uzlaşı platformu olacaktır.

Başur Kürdistan ulusal birlik çalıştayına katılan güçlerden, ulusal birlik ilkeleri ekseninde tartışma, konsensüse ulaşma ve bu temelde kararlaşma bekliyoruz. Efrîn’le birlikte kimin dost kimin düşman olduğu netleşti. Dolayısıyla Başur Kürdistan’da da bu çalıştayla ulusal bir uzlaşıya ulaşacağımıza inanıyorum. TC özellikle referandum sonrası Başur’da doğan siyasal otorite boşluğundan faydalanarak, başta Behdinan hattı olmak üzere ‘tartışmalı bölgelerde’ başka türden bir işgal uygulamaktadır. Başur’daki halkımız ve siyasetçiler bunu bilerek Efrîn’i sahiplenmeli ve TC’nin işgal girişimlerine Başur’da da ‘dur’ diyebilmelidir. Bu bakımdan Efrîn direnişi aynı zamanda Başur Kürdistan adına da verilen bir direniş oluyor. Çalıştayımızın Efrîn direnişi güçlü bir şekilde destekleyeceğine inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.